- Katılım
- 30 Haziran 2025
- Mesajlar
- 616
- Tepkime puanı
- 1,299
- Puanları
- 93
One Piece Evreninin çok geniş ve detaylı olduğu sürekli fanları tarafından anlatılır. Seri oldukça fazla bölüme sahip ama hala bazı şeyler oldukça eksik kaldı. Bazı şeyler çok gereksiz ve uzun. Ben Aklıma gelenleri yazdım, Sizin de fikirlerinizi ankete ekleyeceğim.
1. En Güçlü Kılıç Ustası Unvanını Umursayan Olmaması
Bu Aslında Zoro'nun Hayalini önemsizleştiriyor. Serinin başlarında sadece Zoro ve Kuina konuşmasında bunu gördük. Zoro'nun karşısına hiç onunla aynı hedefi olan bir kılıç ustası çıkmadı. Aslında Zoro Kılıç Ustalarıyla bile dövüşmüyor artık. En son olan saf kılıç dövüşü diyebileceğimiz Zaman Atlaması Öncesi Zombi Ryuma ile olan dövüş. Wano gibi Kılıcın Memleketi olan bir yerde Zoro Hiç Bir Kılıç Ustasıyla dövüşmedi. Dövüştüğü King sadece elinde kılıç taşıyan biriydi, asıl yetenekleri çok daha farklı. Ayrıca Wano gibi bir memlekette Mihawk'ın ismini hiç duymadık. Bu da aslında Mihawk'a da leke bırakıyor. Mihawk bu unvanı nasıl aldı? Kimleri yendi bunlar hiç bahsi geçmedi.
2. Koramiraller ve Amiraller Arası Güç Farkının Uçuk Olması
Koramiraller seride hep başkaları tarafından güç gösterisi için kullanıldı. Ne zaman bir Koramiral tanıtılsa bir kaç panel sonra birisinden tek yediğini gördük. Amiraller İmparatorlara eşit yada yakın seviye dersek, Koramiraller İmparator tayfasından Üst Düzey Komutanları geçtim, Page One gibi adamlardan tek yiyecek seviyede. Egghead Arkında adaya Dokuz Tane Koramiral geldi ama aslında sadece Kizaru ve Saturn gelse bir şey değişmezdi. Joy Boy'un Hakisi bile onları bayıltmaya yetiyor. Onun yerine seride daha az ama daha nitelikli Koramiraller olmalıydı. Koramiraller en azından İmparator'un as adamlarına karşı bir şeyler yapabilmeli.
3.Ödül Avcılarının Neredeyse Olmaması
Seride Sadece East Blue'da bahisleri geçildi. Toplasan Önemli Ödül Avcılarının sayısı bir elin parmağı bile etmez. Sahi ödülleri yüksek olan kişileri yakalayacak kimse yoksa neden ödül sistemi var ki? Serideki özgün dövüşçü gruplarının sayısını önemli derecede azaltıyor.
4.Cipher Pol'de Sadece Bir İsmin Öne Çıkması
Zaman Atlaması Öncesi Cipher Pol denilen Hükümet Ajanları tanıtıldı. Biz CP1'den CP9'a kadar numaralandırılmış Cipher Polleri biliyorduk. CP9 o zamanlar için iyi işlenmiş denilebilecek seviyedeydi. Fakat Zaman Atlaması Sonrası En Güçlü CP0 diye bir Cipher Pol grubu daha tanıtıldı. Fakat bunun altı doldurulmadı. Hala daha eski CP9 ajanlarının rütbe atlatılıp CP0'da gözükmesini okuyoruz. Özellikle Cipher Pol içerisinde sadece Lucci ön plana çıkıyor. Örneğin Lucci yerine daha güçlü bir CP0 lideri eklenebilirdi. Bir de Rokuogan denilen özel Rokushiki tekniği var fakat bunu da ne hikmetse Lucci'den başka kullanan olmadı.
5.Devrimcilerin Hikayede Neredeyse Etkisi Olmaması
Bu da çok tartışılan bir konu. Hasır Şapkalar Devrimcilerden daha çok ülke kurtarıyor, devrim yapıyor. Bu da evrenin aslında Luffy ve tayfasının gittiği adalar dışında donması anlamına geliyor. Evrenin ölü gibi olduğu hissetiriliyor. Özellikle Dragon'un hala ön plana çıkmaması ve gücünün 1150+ bölümdür gösterilmemesi can sıkıcı.
6.Wano ve Elbaf Gibi Ülkelerin Çok Güçlü Denilip Hayal Kırıklığı Çıkması
Serinin başlarından beri Wano ve Elbaf ülkelerinin çok güçlü olduğu hep vurgulandı. Fakat o ülkeler işlendiği vakit sadece tek bir karakterin çok güçlü olduğu ve diğer karakterlerin neredeyse etkisiz olduğunu gördük. Wano'da en öne çıkan karakter Oden. Elbaf'ta ise Loki. Aslında bu diğer oluşumlarda da öyle. Bir tane çok güçlü birisi, onun ardından gelen bir kaç tane daha savaşçı fakat Çok Güçlü olanının yanına bile yaklaşamayacak seviyede olmaları. Şuan Elbaf işlenirken devlerin etkisiz olması örnek. Bu mu En Güçlü Ülke denilen Elbaf?
7.Kutsal Şövalyelerin Hikayede Eksikliği
Bu aslında daha çok retcon gibi. Kutsal Şövalyeler hikayenin büyük bölümünde ismi dahi geçmiyor. Mesela Kutsal Topraklarda kölelerin kaçırılması gibi, Reverie zamanı Devrimcilerin basması gibi olaylar oldu. Fakat ne hikmetse Kutsal Topraklarda yaşayan Kutsal Şövalyeler bu tür olaylara hiç dahil olmadılar. Aslında Levely zamanı bile Kutsal Şövalyelerin Oda'nın aklında olmadığını düşünüyorum. Dünya Hükümetinde daha farklı güçlü gruplar olmasını anlayınca hikayeye sonradan eklendiler.
8.Herkesin Birden Nikayı Beklemeyi Başlaması
Nika Meyvesi seriye en büyük darbe vuran olaydı. Luffy'nin Oda'nın kendisinin bizzat Paramecia Meyvesi kullandığı denilmesine rağmen Lastik Meyvesi değiştirilip Mitolojik Zoan Nika meyvesi haline geldi. Bu olaydan sonra baktık ki herkes aslında Nikayı bekler hale geldi. Örneğin Bonney, Kuma ve Devlerin Nika'yı kurtarıcı olarak beklediğini gördük. Üstelik Luffy'nin Meyvesinin Hükümet tarafından Lastik Meyvesi olarak bilindiği halde atraksiyona girmemeleri Nika'nın aslında retcon olduğunu gösteriyor.
1. En Güçlü Kılıç Ustası Unvanını Umursayan Olmaması
Bu Aslında Zoro'nun Hayalini önemsizleştiriyor. Serinin başlarında sadece Zoro ve Kuina konuşmasında bunu gördük. Zoro'nun karşısına hiç onunla aynı hedefi olan bir kılıç ustası çıkmadı. Aslında Zoro Kılıç Ustalarıyla bile dövüşmüyor artık. En son olan saf kılıç dövüşü diyebileceğimiz Zaman Atlaması Öncesi Zombi Ryuma ile olan dövüş. Wano gibi Kılıcın Memleketi olan bir yerde Zoro Hiç Bir Kılıç Ustasıyla dövüşmedi. Dövüştüğü King sadece elinde kılıç taşıyan biriydi, asıl yetenekleri çok daha farklı. Ayrıca Wano gibi bir memlekette Mihawk'ın ismini hiç duymadık. Bu da aslında Mihawk'a da leke bırakıyor. Mihawk bu unvanı nasıl aldı? Kimleri yendi bunlar hiç bahsi geçmedi.
2. Koramiraller ve Amiraller Arası Güç Farkının Uçuk Olması
Koramiraller seride hep başkaları tarafından güç gösterisi için kullanıldı. Ne zaman bir Koramiral tanıtılsa bir kaç panel sonra birisinden tek yediğini gördük. Amiraller İmparatorlara eşit yada yakın seviye dersek, Koramiraller İmparator tayfasından Üst Düzey Komutanları geçtim, Page One gibi adamlardan tek yiyecek seviyede. Egghead Arkında adaya Dokuz Tane Koramiral geldi ama aslında sadece Kizaru ve Saturn gelse bir şey değişmezdi. Joy Boy'un Hakisi bile onları bayıltmaya yetiyor. Onun yerine seride daha az ama daha nitelikli Koramiraller olmalıydı. Koramiraller en azından İmparator'un as adamlarına karşı bir şeyler yapabilmeli.
3.Ödül Avcılarının Neredeyse Olmaması
Seride Sadece East Blue'da bahisleri geçildi. Toplasan Önemli Ödül Avcılarının sayısı bir elin parmağı bile etmez. Sahi ödülleri yüksek olan kişileri yakalayacak kimse yoksa neden ödül sistemi var ki? Serideki özgün dövüşçü gruplarının sayısını önemli derecede azaltıyor.
4.Cipher Pol'de Sadece Bir İsmin Öne Çıkması
Zaman Atlaması Öncesi Cipher Pol denilen Hükümet Ajanları tanıtıldı. Biz CP1'den CP9'a kadar numaralandırılmış Cipher Polleri biliyorduk. CP9 o zamanlar için iyi işlenmiş denilebilecek seviyedeydi. Fakat Zaman Atlaması Sonrası En Güçlü CP0 diye bir Cipher Pol grubu daha tanıtıldı. Fakat bunun altı doldurulmadı. Hala daha eski CP9 ajanlarının rütbe atlatılıp CP0'da gözükmesini okuyoruz. Özellikle Cipher Pol içerisinde sadece Lucci ön plana çıkıyor. Örneğin Lucci yerine daha güçlü bir CP0 lideri eklenebilirdi. Bir de Rokuogan denilen özel Rokushiki tekniği var fakat bunu da ne hikmetse Lucci'den başka kullanan olmadı.
5.Devrimcilerin Hikayede Neredeyse Etkisi Olmaması
Bu da çok tartışılan bir konu. Hasır Şapkalar Devrimcilerden daha çok ülke kurtarıyor, devrim yapıyor. Bu da evrenin aslında Luffy ve tayfasının gittiği adalar dışında donması anlamına geliyor. Evrenin ölü gibi olduğu hissetiriliyor. Özellikle Dragon'un hala ön plana çıkmaması ve gücünün 1150+ bölümdür gösterilmemesi can sıkıcı.
6.Wano ve Elbaf Gibi Ülkelerin Çok Güçlü Denilip Hayal Kırıklığı Çıkması
Serinin başlarından beri Wano ve Elbaf ülkelerinin çok güçlü olduğu hep vurgulandı. Fakat o ülkeler işlendiği vakit sadece tek bir karakterin çok güçlü olduğu ve diğer karakterlerin neredeyse etkisiz olduğunu gördük. Wano'da en öne çıkan karakter Oden. Elbaf'ta ise Loki. Aslında bu diğer oluşumlarda da öyle. Bir tane çok güçlü birisi, onun ardından gelen bir kaç tane daha savaşçı fakat Çok Güçlü olanının yanına bile yaklaşamayacak seviyede olmaları. Şuan Elbaf işlenirken devlerin etkisiz olması örnek. Bu mu En Güçlü Ülke denilen Elbaf?
7.Kutsal Şövalyelerin Hikayede Eksikliği
Bu aslında daha çok retcon gibi. Kutsal Şövalyeler hikayenin büyük bölümünde ismi dahi geçmiyor. Mesela Kutsal Topraklarda kölelerin kaçırılması gibi, Reverie zamanı Devrimcilerin basması gibi olaylar oldu. Fakat ne hikmetse Kutsal Topraklarda yaşayan Kutsal Şövalyeler bu tür olaylara hiç dahil olmadılar. Aslında Levely zamanı bile Kutsal Şövalyelerin Oda'nın aklında olmadığını düşünüyorum. Dünya Hükümetinde daha farklı güçlü gruplar olmasını anlayınca hikayeye sonradan eklendiler.
8.Herkesin Birden Nikayı Beklemeyi Başlaması
Nika Meyvesi seriye en büyük darbe vuran olaydı. Luffy'nin Oda'nın kendisinin bizzat Paramecia Meyvesi kullandığı denilmesine rağmen Lastik Meyvesi değiştirilip Mitolojik Zoan Nika meyvesi haline geldi. Bu olaydan sonra baktık ki herkes aslında Nikayı bekler hale geldi. Örneğin Bonney, Kuma ve Devlerin Nika'yı kurtarıcı olarak beklediğini gördük. Üstelik Luffy'nin Meyvesinin Hükümet tarafından Lastik Meyvesi olarak bilindiği halde atraksiyona girmemeleri Nika'nın aslında retcon olduğunu gösteriyor.