Kendisini sevmediği için kral hakisi açamıyor kadar komik bir şey yok. Yazar kendisiyle de çelişiyor. Wano'da niye yaşamak için Robin'e yalvardı? Hani kendi yaşamını değersiz gördüğü için feda etme eğilimindeydi? Oda'nın bu bölümdeki söylemleriyle gayet çelişiyor. Kendisini sevmeyen adam kendi yaşamı için yalvarıp, arkadaşlarını tehlikeye atar mı?
Ace nasıl açtı? Karakterin direkt özünü oluşturan mevzu buydu.
Sanji de bu kendini sevmeme durumu ise daha bu arc çıktı. Oda kötü yazdı, şimdi uyandırması için bahanesi bu deseniz neyse de, sanki diğer karakterler eleştiri almamış gibi onlardan örnek verip, bunun iyi yazarlık olarak görmek tamamen komedi. Hepsi eleştirildi. Hele Luffy ve Zoro'daki kral haki alt yapısının sorgulanması...
Oda "ben şu ana kadar Sanji'de bu vasıfları doğru düzgün gösteremedim, işte bahanesi de bu" demek için yaptığı bir iş. Şu senaryoda Sanji'de değil de Usopp'da olduğunu düşünelim. Usopp sadece kral hakiyle yenebileceği düşman karşısında kral haki açmam lazım diyerek, senelerce yenemediği zayıflığını yenerek birden açıyor. Buna kaçınız mantıklı derdiniz? İnsanları samimiyet testine sokmayı sevmem, ama çoğumuz eleştirecektik bunu, ki Usopp'un korkak olma durumu da serinin başından beri olan bir şey bir de... Sevdiğiniz karakter açacağı için sevinin de şu yazarlığın mantıkı olduğuna ikna etme çabasına girilmesi boşa kürek çekmek.
çelişmiyor teknik olarak. sanji dayak yiyor, kolpa presinplerinden ötürü haki ile bile savunmuyor, düşmanı yenebilecek güçte arkadaşlarından yardım istiyor. ona ihtiyaç duyulan bi yere gitmek için bu durumdan kurtuluyor. oda mal bi yazar olduğundan biraz geç belirtmiş. karakterden çıkma durumu yok
kendini sevme olayı bi konseptin farklı ele alınış şekli. mifak buna ne dedi, "remember this well the unshakable essence that fuels conqueror's haki is one's sense of self"
iva buna ne dedi, "they say constant droplets can eventually erode away a boulder. the lack of effort you put into your defense shows how little you value yourself"
yani ikisi de aynı şeyi diyor. kendilik algısına atıf, biri sevgi ile biri kararlılık ile ele almış. bu kendiliğe yatırdığımız iradeyi daha sonra nasıl kullanacağımız karaktere kalmış, mifak bunu karşında kimse duramaz diyor, yıkmak için kullanıyor, iva ise kendini sev ki başkasını sevmenin değeri olsun diyor kendiliğini yok etmeden de kendini feda edebilirsin diyor. çok farklı şeyler yok :S aynı şeyin laciverti.
Kendini sevmeme üzerinden gideceksek Ace örneği de var işte. O sanki çok seviyordu kendisini. Tüm karakter arc'ı yaşamayı hak ediyor mu etmiyor mu olmasıyla ilgiliydi hatta. Sanji'de dediğim gibi buna girmeden de verebilirdi önceden. Oda karakterlerin çoğunda gecikti.
gecikmiş olduğu konusunda kesinlikle haklısın, bomboş bölümler çizeceğine whole cakete bunu işleyip geçebilirdi.
ace'e girersek biraz uzayacak ama benim anladığım şu
ace'in nefreti yanal, bi ailesi olmadan büyüdü ve hiç bağ kurmadığı yabancılar tarafından dışlandı. sanji ailesi ile büyüdü ailesi tarafından dışlandı. biri kimden olduğuna yöneltilen nefret diğeri ise doğrudan kim olduğuna. sanji ailesi olduğu için zayıftı, ace ailesi olmadığı için. sanji beklenti ile büyütüldü asla yetenek açmadığı için başarısızlık. ace ise soyundan dolayı zaten beklenti ve potansiyel havuzuydu fakat tümüyle negatif beklenti
sanji'yi olduğu gibi kabul eden annesi vardı, babası onu başarısızlık olarak görüp ölü gösterirken, o tutsak haliyle annesine yemek pişirip gizlice götürüyordu. annesi ölünce o kendiliğe tutunmak istedi, hayali olan aşçılığa. hatta o zamanlar hala kendisine değer veriyordu. en son direkt evlatlıktan reddettiğinde bile hala yaşamak istiyordu ve kaçmıştı bile.
peki ace nerede çözümlenmeye başladı? luffy sayesinde. luffy kendini ace için feda etti, luffy'e yanımdayken iyi mi hissediyorsun? bana ihtiyacın mı var, hayatta olmamı mı isterdin? diye soruyor. üstüne luffy'nin hayalini duyuyor, korsanlar kralı olmak. ki bu da büyük bi travma değişimi. ace babası yüzünden istenmiyordu, kendiliğe doğrudan bi saldırı yok, dolaylı.
sanji'de bu hiç böyle işlenmedi. zeff ile olan ilişkileri hep mesafeli idi. zeff'in yaptığ fedakarlık bile ivanın dediği gibi geçmişin getirdiği yaraları kapatmadı, hatta bence zeff yüzünden sanji yaraların iyileşmesine izin vermiyor. ona sahip çıkan tek figür olarak kişiliğini kopyaladı, mesela kadınlara vurmama, hiçbi değeri yokmuş gibi kendini feda etme ve bunları sadece aynı hayali paylaştıkları için alıyor. ace için travma değişimi olan şey sanji için travma paylaşımı oldu.
ace'in nefreti doğrudan self-hate değil, self-worth sorunuydu o yüzden self-love/sense çok uzakta değildi. ace hiç başkası gibi davranmadı, hep şerefsiz babasını reddetti. sanji ise kendi benliğinde yaşamıyor, hala başkası gibi davranıyor. tabi bence. oda ne uydurur bilmemmm