Topluluğumuza Katıl!

Üye olarak sen de tartışmalara katılabilir, kendi paylaşımlarını yapabilirsin!

Hemen Katıl

Anket İyi Amaç, Kötü Eylemi Haklı Çıkarır mı?

İyi bir amaç, kötü bir eylemi ahlaken meşru kılabilir mi?

  • Hayır. Bazı eylemler sonuçları ne olursa olsun ahlaken yanlıştır.

    Oy: 0 0.0%
  • Kesin bir cevap vermeden önce “iyi” ve “kötü” kavramlarını sorgulamak gerekir.

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    18
Kişi o kadar iyiyse kendi mahkemesinde o kötülüğü bilerek yapmamalı bence. Yaptıktan sonra da sorumluluğunu almalı. Her koyun kendi bacağından asılıyor. Sevdiğiniz insanı korumak hakkınız ama bu dünyada her insan bir anne evladı o yüzden diğerlerine kötülük yapma hakkımız yok.
 
çok yakın soruydu ama yanlış soru, hakikat de belki de nika meyvesi gibi doğru soruları soramayınca elimizden kaçıyor
Mesajinda gerçek ahlak kuralları felan demişsin. Merak ettim açıkçası nasıl bir düşüncen var bu konuda diye.
 
''Ameller niyetlere göredir'' diyerek çekilelim köşemize. İşimize bakalım.
Kesinlikle katılıyorum. Millete ne niyetle yaptın diye soracak olursak herkes kendi hikayesini anlatıyor ama gerçek şu şekil başka çıkıyor 👇
 
Fikrin komplex ve düşüncesel boyutta bir karmaşa olmasının doğru ve derin olmasını sağladığını düşünmüyorum. Genel ve zor bir cevabı olan konu ve ister istemez deneyimsel cevaplamam gerekecek.

Öncelikle küresel ahlak yoktur savına veya iyilik ve kötülüğün çıkar odaklı olduğu düşüncesine tam olarak inanmıyorum. Pratikte kulağa mantıklı gelsede ilk tez teoride patlıyor.
Birine tokat atarsan nedensiz yere neredeyse yaşayan kimse bak bu davranışın doğru mu yanlış mı laga luga demez bunu ahlaksız bulur. Bu basit bir örnek eylemi sertleştirebilirim daha net anlaşılması için örnekler çoğaltılabilir. Nedensiz tecavüz edilse biri demez yani sende kime göre neye göre yanlış yaptın jfjdj. Burada biraz kendini kötü olarak tanımlayan birinin bu sıfattan sıyrılmak için iyiliği ve kötülüğü hedef alması olarak yorumluyorum. İyi ve kötü tanımı olmazsa böylece o kişi kötü olamaz ve egosu korunmuş olur. Ahlak pragmatisttir kısmı yine pratikte patlayan bir olay. İnsan kompleks bir varlık bu nedenle saf karşıyı düşündüğü için iyilik yapmayabilir. Ancak mesela aç kalmış birilerini doyurmak mesela pratikte iyi bir eylemdir. Diyeceksiniz o aç kalan kişiler şöyle böyle kötü insanlarsa bilmemne bu konu daha kompleks bir alana açılıyor.

Her neyse bu durumu es geçersek soruya cevaben insanın kendisini savunması gereken durum oluşmadığı takdirde zarar vermemesi gerektiğini düşünüyorum. İdeal bazı koşullarda zayıf kalabilir. Çünkü ideal gelellikle birkaç insanın fikri konsensusundan oluşur.

Burada yöneticinin, sağlıkçının, vatandaşın, fikir adamının şunun bunun farklı ahlaki normlara sahip olması gerektiğini düşünüyorum ancak bu normlarda evrensel bence. Burası biraz karmaşık bir konu bunu ancak konuşarak yada çok uzun yazarak ifade edebilirim. Es geçersek hepsini cevaben kim olduğuna, zamana ve kötü eylemin boyutuna göre değişir
 
Son düzenleme:
İyi ve kötü kavramlarının tanımlarını doğrudan kabul etmek bu sorunun en büyük açmazı. Niye benim adıma oluşturulmuş kavramları olduğu gibi kabul ediyorum ki? İyi ve kötü kavramlarının anlamı tarihte durduğumuz noktaya göre değişkenlik gösterebiliyorsa, bu kavramlar iktidar olan nesnenin oyuncağı olacak günün sonunda. Bir eyleme kötü demek döneminden bağımsız düşünülemez, haliyle Kant ekolünü nesnel bir zemine oturtamıyorum.

Eylemin özünde “iyi” ya da “kötü” gibi değişkenler olduğuna inanmıyorum, sadece tanıma ihtiyaç duyan birkaç olgu bunlar. Ancak tanımını bir başkası benim yerime yapmamalı. Toplumsal mahkeme ile içsel mahkeme birbirinden ayrı tutulmalı. Ha, o zaman da iyilerimiz ve kötülerimiz çelişecektir. Toplumsal dinamiğe ayak uydurmadan yaşamak sosyal doğamıza aykırı olduğundan gereksiz çatışmalarla enerji kaybetmeyip pragmatik bir bakış açısıyla kendi iç mahkememle dışsal toplum mahkemesini belli bir dengeye oturtabilirim. Bu açıdan insan hem özerk, hem toplumsaldır. Toplum yanılabilir, ama ben de yanılabilirim bunda bir sorun yok. Önemli olan hakikate yaklaşabilmek

Araç ve amaç meselesine gelince, eylemin kendisi zaten amacın ta kendisi değil mi? Araçlar ve amaçlar nedensellik içermeden sürekli birbirleriyle iç içe geçen olgular. Kötü bir yoldan çıkıp iyi bir yere varacağını düşünmek biraz optimist, çünkü o yolun kötülüğü amacın karakterini baştan zedeleyip bozacaktır. Örneğin şiddet kullanarak barış yaratmaya çalıştığımda ortaya çıkan şey yalnızca barış değildir, şiddetin biçimlendirdiği bir barıştır. Amaçlar ve araçlar birbirinden bağımsız ele alınamazlar. Ama her kötü eylem her düzlemde aynı “ahlaki” değere sahip d

Neyse çok uzattım
Ahlak diye bişey yok btw
 
Geri
Üst